Yıkıntıların arasından yazıyorum. Zamanın ötesinde, çok uzağında bir yerdeyim. Anlam ve kavram yok. Her şey muamma. Toz, duman. Toprağım bol. Şiirlerin, şarkıların, soyutlaştığı bir yer.
Halı üzerinde emeklerken daha kendi çabamı fark ettim ben. “Ben” her zaman anlamlar abidesiydi benim için. Bana benden başka bir dost varsa bilmem lazımdı çünkü. Gittiğim her yere koca bir “ben” götürdüm. Bu akşamda “ben” yine “ben”im.
Buyrun !
Kendime sataştım. Kendimle harp halindeydim. Hiç kabullenmedim. Bilmek istedim. Her şeyi. Her yeri. Gittim, gezdim, okudum. Şehirlere gittim, kalplere girdim. Kırdım kimi zaman. Ama gördüm. Bilmeye ve öğrenmeye çalıştım. Sobaya dokunmak isteyen çocuk merakıyla. Çocuk muyum, değil miyim ? Kararımı verdim. Çocukluk harcamadığım paralarımın kumbarasıydı. Yetişkinlik aradığım küçük tebessümlerin buluşma noktası. Hepsiydim. Çünkü ben bir cümlelik bir nokta değildim. Ama bugün öksüz kalan tebessüm çocuklarımın kalbi kırık.
Yıkıntılarımda tarihin yok olmuş tüm yalanları. Rüşvetidir kaderin ilk görüşte aşk. Ve kader tanıdığım en büyük sürtüktür. Kavalyem olsaydı öpebilir miydim ölümü ? Böyle baktım kendime. Böyle sevdim kendimi. Ama hiçbir kompozisyonuma çıkarı virgül etmedim. “Ben”i sevdim, bencilliği değil.
(nefesi bitti sigaramın, yaşama yenisini sokmalıyım.)
Çılgın mı doğmuştum, yoksa fazla mı akıllıydım bilmiyorum; benim dünyam yeryüzüne uygun değildi... Düş dünyasından çıkıp gerçeklerle karşılaşınca tedirgin oluyordum. Toplumun dışında, siyasetin dışında, sporun dışında, camilerin dışındaydım. O günlerde, eğer öyle bir deyim bulunsaydı, " her şeyin dışındaki " denebilirdi bana...
Geldim.
Kime ne? Kim vardı ki? Kim olmasını istedik. Hayat ne getirdi ki, insanoğlu bekledi. Umudu taşıyan kimdi yarına? Umut ki, işkencelerin en büyüğü değil midir? Gelen, kaybettiklerinin hesabını kalbimden çekti,gitti. Limitsizdim. Sesimi çıkardım mı?
Neyse, boşver.
İşleyebileceğim en büyük günah, başkasından nefret etmek değil, ona kayıtsız kalmaktır diye düşündüm, durdum. İnsanlık dışı olmanın özü nefret değil kayıtsızlıktır düşüncesi beynimin gri noktalarına tam anlamıyla yerleşmişti. Kusursuz bir adamım ben, viskiye benzeyen gün ışığının çevresinde. Kusursuz. Hiç düşmanım yok ve hiçbir dostum sevmiyor beni.Çünkü yalnız insan için dost üçüncüdür.
Yargısız bir infazım. Gece yatarken üzerime örttüm yalnızlığımı, sarıldım. Uyudum. Güçsüzlüğüme ve boşvermişliğime inandığınız her zamanda düşünüyordum. İmkanları ve imkansızlıkları. İnanmak istediğine inananları zorlamadım. Duvarımı geçene başımın üstünde yer verdim. Geçmek istemeyenle hiç zaman harcamadım.
Bugün yine böyleyim. Saygım ve sevgim sizin orospunuz olsun, kaygım ve paranoyaklığım benim aşkım!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder