2 Ocak 2012 Pazartesi

Bu Bir Yeni Yıl Yazısıdır.



(Dulce Pontes - Fado Mae)

Ne güzel bir hava, ne güzel bir mekan...
Merhaba...
Bendeniz Gökberk Başdan. Kötü adam.
Evet ta kendisi, işte o benim
Boş oda, bom boş bom boş bom boş... 
Anlat...
-mak lazım.
Anlatmam lazım. Anlatmalıyım her zaman.
Bu benim hayatım!
...
"Kesin mi?"
...
Derdim kadar olsaydı kuvvetim, benimle başedemezdi kasvetim. Söyleyin, kendini iyi ve zeki bilen kötülere ne yarar ki benim iyiliğim? Geçmiş yıllara yazılar yazmak en kolayı. Çok mu önemli ikili yaşanmış maziler? Azimle unutup, sadakatle gelecekten emin olmayacak mıyız hepimiz? Başta zor gelir adım atılmış her yol, biliyorsun. En iyi sen biliyorsun.  Aynam karşımda yine. Sahne de olduğu gibi. Yatağımın karşısında olduğu gibi. Evet, ayna; en iyi sen biliyorsun. 
Ben Yay'ım. Haddini bildirmeliyim ölüm okuna kafa tutan kalkanlara. Öyle yaptım. Yaptıklarından sebep, yapacaklarına hazırlıklıyım. İçime şeytanı sokmadım hiç. "İçinde şeytan himayedeyse, o sen değilsin o an demek" demiş Mevlana. Ne güzel demiş.

Şarkıların, şiirlerin ve anlatılan hikayelerin bile bir sonu var. Ve beni bilirsin, ben çok güzel bir filmi, sırf bitecek diye sonuna kadar izleyemem. Bir çok şarkıyı çalarken, yarıda bırakmam gibi. Güzel olan her şey ile sorunum var, senin gibi. Beki hiç bir zaman anlamayacaksın. Çünkü bahsettiğim bu derinlik hiç bir denizde yok. Ama sakin ol artık, yumruklarımın içi boş, korkma, yakmaz canını.

...

"Pollyanna, kalpazan bir kahraman."

...


(Jastar - Amenge Dur)

Koca bir yılı özetler bazen saniyeler içinde söylenen cümleler. Hatta sen o cümleleri tekrar edersin içinde. Ama sırf biri söylediğin de kıymete biner o cümleler. Cümle gibi ismi olan bir kız gelir, "Sevdiğini tüm dünya bilsin istiyordun, şimdi sevmediğini tüm dünya bilsin istiyorsun." der ve gider. Sonra, dünyanın en saçma tanışma diyalogları ile tanıştığın bir adam gelir, "Bende oldum, herkes yanlış insana bir kere aşık olur. Yeni yıl karşımıza doğru düzgün insanlar çıkarsın." der. Samimiyetlerini sorgulamazsın, gerçeklikleri su götürmezdir çünkü. Zaten sende samimiyetini asalı çok olmuştur, İstanbul sınırları içinde bir yerlere.

...

"Daha filmi anlatmadan ağlarsın, sen nasıl bir insansın?"

...


Her kuş kanadının kıymetini, kanadı yanınca anlar. Çektiğim duvarlar bundandı. Etrafıma kurduğum set, kanatlarıma dokunulmasın diyeydi. Başka bir sebebi yoktu. Ama ben o duvarları yıktım. İlk başta sanki başım döndü, sanki başım öldü. Ama geçti. Ateşe verdim her şeyi. Ağır ağır yürüyorum. Ateş içimden çıktı, artık ben ateşten geçiyorum. Artık sevmiyorum.

...

"Çektiğin dert, dilinden."

...


(Silent Hill 2 - Theme of Laura Reprise)

Çok kavga izim var benim. Görünen dikişlerimin yanında, görünmeyen yaralarım var, kendimle olan mücadelemden. Üç yerimden bıçakladılar, azami hırs yaptım hayata karşı, bende kendimi bıçakladım. Vücudumdan akan tüm saçmalıklar, bu deliklerden. Herkes sonradan hatırlar, seninde kilitlemeyi unuttuğun kapıları, sonradan hatırlaman gibi. Hatırlayacaksın sonradan, yaptıklarını. Ak defter, kara saçla geldin; ak saç, kara defterle gidiyorsun.

...

"Ölürayak bir şarkı yaptım ikimize. Selam söyle dudaklarından uçan kelebeklere."

...


Gökteki yolları yeryüzündekilerden daha iyi bilen yok mu? Karnımız teveccühe bu kadar tok mu? Ben açım. Açtım, aç kalbimi, al saç içine danelerini. Senin cüretine feryat gerek. Cesaret cehaletten kaynaklanır. Kediyi merakı, insanı hırsı öldürür. Dünya senle kalsa, sen onunla kalamazsın. Çıkmadan sen dünyadan, çıkar sevgisi iç taraflarından.

Dinle bak ne diyorum.

Eğer ki gönlün benimle olursa Yemen'de bile olsan yanımdasın. Eğer ki gönlün benimle değilse yanımda bile olsan uzaktasın. Fani olanı ver ki, baki olanı alasın. Al kibir kibritini, ateşle. Yak beni ve söv bana. Denize düşünce sarıl iblisin kahpe yılanlarına. Benden selam söyle benden kalan hüsranlarına. Pudra sür tokatlarımdan haşlanan yanaklarına.

...

"En rahat anımın 'Kalk, yerine yat!' ı gibisin. "

...



(Chopin - Valentina Igoshina - Nocturne in C Minor)

Çığlıkların hakimiyetindeki bu haykırışlar aleminde, kaç dizeyle tanımı yapılacaktır mutluluk senaryolarının? Aklımı alsın şeytanım, alaca bir karanlık çarşafın. Vur desem de öldürme, geri kalanlar sağlarım...

Sağlık olsun, günler bana kırmızı güller getiremez oldu. Sanki mahkumum ve arada birse sorgunum. Ve bazı bazı kendimle şebekleşen bir maymunum. Benim modum nedir?

Salla… Durum ne olursa olsun.

Ah çocuk ne seyredersin olan bitenleri, ölmemeli umutların. Gel ve elimi tut! Ben bir yarınım kapını kapama, tek dayanmaz hiç bir bünye yaşama. Kapalı kutu da güneşi görmek ister,

Aç kapılarını!

Onca yıldır yalnızım, dostum postum yüzdü geçti. Onca gündür gamsızım, bir tek cümle yetemedi. Ve bunca kadere dargınım, nerde kötü gün yardımım? Gençliğimde bir kareydi, pek tabi ki bir kereydi. Ben ve bedenim yaşlanırken vakte hiç de aldırmazdık. Şimdi kimse yok yanımda ''Gökberk'' 25 adım. Söyle Allah’ın yanında kaç kavgaya karıştın? Sen de gencecik satırbaşıydın başını satırla kesti hırsların. 

...

"Beni bir solukta çek içine...
Vaktim nakit. Her dakikam değerli.
Ben bu zamanın bekçisiyim ve benden razıdır başında beklediklerim.
Dosta ve de düşmanadır iyi dileklerim.
Ben ne yazmışım, ne kışmışım.
Uykumda mışıl mışılım.
Ama bak gözlerime ışıl ışılım.
Ayın on dördünden nuru çalmışım.
Gelecek çılgınlıklar zincirlemesiydi bir zamanlar benim için.
Geçmiş göz yağmurlarımı biriktirdiğim sürahi.
Kader verdi sevgilimi,
Kabullendim vallahi...
İnanmak parça pinçik.
Güvenmek yarım adam, tımarlı hastanem tek yataklık,
Son suçum psikopatlık!
Haddini aşan alçak yaltaklık.
Bir bakireden beklenmeyecek sürpriz kaltaklık!
Yetti canıma sarraflık.
Sonradan anlarsın bu yaptığın aptallık
Ah var ya o saflık, belki senide eder aflık.
Bu maç, bu savaş, bu sevgi tek taraflık.
Gamzelerimin çukurlarına düşer sağanak, göz yağmurum ılık ılık.
İlişkiler cıvık arkadaşım.
Her balık oltalık.
‘En güzeli çocukluktu sahip olduğum sıska vücuttu
Bu çocuğun hayatı ya Rock’tı ya Hip – Hop’tu.'
Off...Etti cana tak malesef yok çaresi yalnızlığın 
Sen ve koparamadığın halatların yeter artık nazlandığın 
Ağlama kıyamam ıslanır buklelerin 
Aklına geldikçe uktelerin 
Zaman makası ipleri keser sona kaç var 
Pişmanlık için çok geç ama kabus için henüz erken..."

...

"A. ve Z. ve R. ve A." ahalime son mektubum olsun gerekirse. Ölü cevaplar kırgın sorular ardına ünlem olsun, gereğimse. Pimi zedeli kulağımdan yüreğime varan derin acılar, sancılar. Bir gaddar, dar vicdanına balta saplar. İfadeleri somurtlaştıran kırgın diyaloglar, beynimin ortasında ateş yakar. Kalbim iltihap salgılar, tansiyon düşe kalkar. Her acıda sevgim mikrop kapar.

Solunum yollarım hasarlı, nikotin komasında ciğerin akı. Gayrete mecbur edilen ben için yaşam kabirden selamlı. İltihaplı kinlerim, ağrılarıma hap bulun. Sancılar yoğun, matiz. Bir duble içkim olsun. Salağa yattım uyuya kaldım, ikincilere tövbeliydim. Aslında kendi elimin kiriydim, kendi lekemi çözemedim. 

Aynalarınızın yansımaları gözlerimi kamaştırmakta. Aklım karmakarışıklaşmakta. Şeytan en güzel sözleriyle sırnaşmakta. Yaşlı çocuk telaşta, göçebe aşklarınızın hatıraları duvarlarda. 

Dudaklarım yalpalar, tekerrür kapını ısrarla çalar. Aç ya da açma en iyi sen bilirsin. Unutma, her kapıyı açar elbet çilingir.

Hayat arabamla 2012 mil, kulaklarımda hep aynı şiir.

...

"Kesin."

...

Ben suçlu değilim. Geçen zaman ve duygular kendini öldürür.


(Kate Price - So Ghostly Then The Girl Came In)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder