5 Ocak 2012 Perşembe

A.

Ben sana aşık olmak istemiyorum ki. Başımı yaslayıp müzik dinleyebileceğim birini arıyorum. Sabahları yatağımda, döndüğüm de, yüzüme gülümseyen birini, sıkılmadan saatlerce konuşabileceğim birini. Gittiğimiz yerleri beraber keşfedebileceğim birini, elini tutmasam, sevişmesek bile olur. Tamam yalan söyledim. Olmaz. Gözlerime mutlulukla bakan birini arıyorum zaten ben. Beraber sarhoş olup, sokaklarda deli gibi bağıracağım birini. Geçmişimizi kıskanmadan, kahkahalarla eski aşklarımızı konuşacağım, aptallıklarıma benim kadar gülecek birini. Bütün günün sonunda, biten paramız yüzünden metrelerce yol yürüyeceğim, benle birlikte D&R ‘da saatlerini geçirecek, fısır fısır konuşmaya çalışacak, gittiğimiz Beşiktaş maçlarında sesimiz kısılıncaya kadar bağıracağım birini...
Wherever I May Roam’u “KB” de ezbere söylemiştik değil mi?
Yanda ki yatakta uyurken “Uyurken çok güzelsin.” demiştim değil mi?
Kaç saat bahsetmiştim sana kendimden, müzikten, Nietzsche’den, kızımdan.. Sende kedinden, Tifiti’den, kendinden… “KB” de, Nişantaşı’nda, Mecidiyeköy’de, Taksim’de?
“Neresi lan burası?” demiş miydim sana daha önce?
İlk gece.
Mat, kırmızı rujlu dudaklarınla, her gülümsediğin de, “Dur lan öpücem.” demelerim. O mutluluğu gözlerinde görmem.
İlk sarhoş olduğumuz geceyi hatırlıyor musun? Öpüşmeler. Ya ikincisini ? Karakolda sabahlamak zorunda kalışım?
“Aşık olunca, aptal oluyorum. Yüzde yüz aptal.” Hikayelerim. Çok gülmüştük. Senin de eşyalarını kapının önünden almak zorunda kalmana baya gülmüştük.
Nişantaşı’ndan sana yürümek zorunda kalmıştık, hatırlıyor musun? A’s Home !
D&R da kaç saat geçirmiştik City’s de kitaplara bakarken?
Bir tek Beşiktaş maçı kaldı sanırım. Malum lige ara verildi. Bunu da bir ara hallederiz. Sen şimdi yavaş yavaş hazırlan. Gözlüklerini tak, yanıma gel…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder