4 Ocak 2012 Çarşamba

De ki-


Gürültüler vardı - oysa tamamiyle sessiz olmalıydı. Değildi. Ama bomboştu - gürültü aralarından işitiliyordu boşluk. ,
Kafam gibi -
………………………..
Yaşamın, en temelde, bağımsız, kendine yeterli olmaya çalışmanın süreci olacak doğumda, tam bağımlıydın; sonda, ölümde ise, -başarabilirsen- tam bağımsız olabileceksin. Ama, ikisinin (doğum ile ölümün) arasında, hep bir gelişme olacak yaşamın: bir 'ilerleme' değil; şu ya da bu yönde, bir gelişme...

Kendine yeterli olma, bağımsız olma yönünde ise, gelişmen, hep, başka kişilerle kurduğun ilişkilerin içinden geçerek yürüdüğün bir yol olacak.

Bağımsızlığın, bağımlılıklardan geçecek.

Yaşamını, ancak bağımlılıkların içinde bağımsız kılabilirsin -ki, yaşamı özgürleştirmen, onu, sürekli, bir yerlere bağlayıp, sonra, o yerlerden koparabilmen olsun.

Yaşam, kopmadan kurtulamaz - ama bağlanmadan da kopamaz. Yaşamında kurtuluş, hep, bağlanıp –kendini bağlayıp- sonra, hep, bağlarını koparman olacak.
-
Yaşamını birşey beklemeden yaşayacaksın.

Ne çok şey beklediğini biliyorsun; gene, bekleyeceksin onları (elinde değil bu); ama beklentilerinin ne ifade ettiklerini, ne anlama geldiklerini -beklediğin, beklediklerin de,
birgün tutup gelirlerse, onların da ne ifade edeceklerini, ne anlama geleceklerini -
bilerek yaşayacaksın.

Ne beklediğini bilerek -ama, beklemeden- yaşayacaksın: en çok beklediğinin de, gelse bile birgün hiçbirzaman beklediğin anlamda gelmeyeceğini bilerek...

Yaşamın bir bekleme olacak - ama, beklemeden yaşayacaksın
-
Yaşamın yalnızca anlaşılamaz, bilinemez olmaklakalmayacak, yer yer, yaşanamaz hale de gelecek.

Garip, çelişkili yönelmelerinle, kendini öyle durumlara sokacaksın ki, içinden çıkılamaz bile değil, daha, içine girilemez bile olacaklar.

Yaşamdan ne istediğini bilememekle de kalmayacaksın - bakacaksın ki, ne olduğunu bilmediğin şeyler istemişsin; istediğinin ne olduğunu bilmeden de, ne olduğunu bilmediğin şeyler yapmışsın.

Çelişkili eylemlerinle hem kendini hem de ilişkide olduğun kişileri öyle durumlara sokmuş olacaksın ki, sen de onlar da, ne yapılabileceğini bilemediğiniz durumlarda kalacaksınız.

Anlaşılamaz, bilinemez, giderek, yaşanamaz bir yaşam yaşayacaksın -bunu, üstelik, ötekilere de yaşatacaksın.

Yaşam yaşanamaz olacak - senin için de, ötekiler için de...

Yaşamı yaşayamayacaksın-ız.
-

Yaşamında en zor işin, kendi yolunu yürümek olacak. - ve, ilişkin olan, önem ve değer verdiğin kişilere, bunu anlatmak: Yaşamının, yaşadığın kadarıyla yalnızca senin yaşamın olduğunu; aynı şeyin onlar içinde geçerli olduğunu, ilişkide olmanın da bu temel gereksinimi engellemediğini,
engellememesi gerektiğini...

Ama anlatamayacaksın ki.. - Çünkü daha kendin bile gereğince anlamamış olacaksın bunu..
-

Yaşamında, şu bile olabilecek:-
Kendi bağımsızlaşma sürecin içindeki eylemlerinle, bir başka kişinin bağımlılık koşullarını kurabileceksin -bunu 'istemeden' yaptığını da tam olarak söyleyemeceksin, kendi kendine bile; o kişiye ise... -işte, ona söyleyebileceğin herhangi birşey, gene, aynı sonuca varacak!

Bu bile olabilecek..
-
Yaşamında, sevdiklerin -ve seni sevdiklerini söyleyenler- senin özlediğin ön-düşüncesiz, hazırlıksız, kendiliğinden, geldiği-gibi birlikteliğe hazır olsalardı, girebilselerdi, mesele olmazdı ki - ama değiller...

Hiç bulamayacaksın bir sevdiğini böyle - hiçbir sevdiğin de böyle olmayacak.

Hatalı olan, ya senin beklentin -
ya da - -
çek kuyruğunu!..
-

Yavaş yaşayacaksın - bir tür hayretle seyredeceksin yaşamının kendi önünde biçimlenişini; bir yandan da, bir garip yaşantı yoluyla, yaşamının zaten bu yönde
biçimleneceğini önceden bildiğin duygusunu duyacaksın.

Yavaş yavaş, şaşmaz adımlarla olacağına varacak yaşamın -sen de, hayretle seyrederken onun oluşumunu, bileceksin ki, zaten, böyle olacaktı işte..

Yaşamını, hayretle, bileceksin.
-
Yaşamın en küçük şeyleri bile bakım ister: ufak ayarlamalar,düzenlemeler,onarımlar...


Ya büyük şeyleri?... -Yaşamın büyük şeyleri yoktur ki; yaşamın herşeyi küçüktür, ufacıktır, ayrıntıdır.
-
Ve son olarak –

En iç, en içten, en içteki sesine bile aykırı düşebilir mi kişi?
Düşer...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder