7 Şubat 2012 Salı

Sen söylemiştin, ben hiç sevmeyi bilmem ki..


Gelsene.
Valla sorun çıkarmayacağım. Çok şirin olacağım. Aynı sevdiğin gibi. Saçlarımı da kestiririm. Kirli sakal bırakırım. Yüzünü de kesmez. Doya doya sarılabilirim böylece.
Hadi be.
Ama gitmemecesine gel.
Sadece “gel” dedin, “geldim” de.
Dur ya, ne diyorum ben? Zaten geldin. Yanımda uyuyorsun. Beraber uyuyoruz.
Öyleyse sarıl.
Valla itmeyeceğim, söz.
Hadi.
Bırakmamacasına sarıl.
Onu da yaptın değil mi?
Dur o zaman, başka bir şey bulmalıyım. Hiç sorunda yok kavga çıkartacak. Ne yapsak ki acaba? Böyle mutlu, şirin – şebelek takılsak mı?
He?
Kağıt oynasak? Madonna geliyormuş, gidelim mi? Ama dur ona daha çok var. Daha erken bir şey bulalım.
Eee şey yapalım. Şey işte.
Bulamadım ya. Off.
Neyse. Tamam. Bulunca ben seni arayacağım.
O zamana kadar yanaklarını sıarım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder